İcra ve İflas Hukuku

25.04.2018

Kişiler borçlarını her zaman ödemeyebilirler. Bu bazen ödeme gücünün olmaması, bazen de borçlunun ödeme gücü olsa da ödeme isteğinde bulunmamasıdır. Ödeme gücü olmayanlar için ilgili mahkemeler bir noktaya kadar zorlamada bulunabilmektedirler. Alacağına kavuşmak isteyen alacaklı kendi başına zorlamada bulunamayacağından yetkili ve görevli devlet kurumlarına başvuruda bulunarak alacaklarının kendilerine ödenmesini isteyebilmektedirler. İcra Hukukunun konusu bu noktada başlamaktadır. Takip Hukuku anlamında İcra, Özel Hukuk ilişkisinden doğmuş ve sorumlu kişilerce yerine getirilmeyen borçların alacak oranında devlet eliyle zorlayarak yerine getirilmesidir.

İflas ise, Asliye Ticaret Mahkemesince borçlu hakkında tasfiye kararı verilmesidir. Bu şekilde borçlunun haczedilebilen mal varlığı devlet eliyle zorlanarak paraya çevrilip alacaklıların alacaklarına kavuşmalarını sağlayan toplu takip yoludur.

İCRA HUKUKU

Haciz Yoluyla Takip, İlamsız ve İlamlı Takip olmak üzere ikiye ayrılır.
İlamsız Takip, para ve teminat alacakları ile kiralanan taşınmazların tahliyesi için başvurulabilecek mahkeme kararına veya rehine gerek duyulmayan bir İcra Takip Yoludur. Bu takip yoluna başvurabilmek için borcun varlığına dair kanıt aranmaz. Ancak borçlunun itirazı ile takip durmaktadır. İtirazın Kaldırılması veya İtirazın İptali ile takip süreci tekrar devam etmektedir. İlamsız Takip; Genel Haciz Yoluyla Takip, Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip ve Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi olarak üçe ayrılmaktadır;

Genel Haciz Yoluyla Takipte, takip konusunun para ya da teminat alacağı olması gerekmektedir. Teminat Alacağı, doğmuş ya da doğacak bir alacak için teminat verilmesi istemidir. Genel Haciz Yoluyla Takibin bir başka şartı, Alacak için güvence olarak rehin alınmamış, kurulmamış olması, yani alelade, adi bir alacak olmasıdır. Zira alacak rehin ile güvence altına alınmış ise, önce rehine başvurma zorunluluğu bulunmaktadır. Genel Haciz Yoluyla Takibin aşamaları, Takip Talebinin İcra Dairesine verilmesi, bunun üzerine Ödeme Emrinin İcra Dairesi tarafından borçluya gönderilmesi, Borçlunun takibe süresinde itiraz etmemesi üzerine veya itiraz etmişse alacaklının, borçlunun itirazını itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yollarıyla ortadan kaldırması üzerine takibin kesinleşmesi, bunun üzerine ödemeyi sağlamak için alacak değerinde mal ve haklara İcra Dairesi tarafından Haciz konulması, açık artırma ya da pazarlık yoluyla haciz konulan mal ve hakların paraya çevrilmesi ve son aşama olarak da satış sonunda elde edilen miktarın alacaklılar arasında paylaştırılmasıdır.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takipte alacaklı, elinde bulunan kambiyo senedine (Poliçe, bono ve çek) dayanarak, ister bu yolla, isterse Genel Haciz Yoluyla alacağına kavuşabilmektedir. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip, Takip Talebinin İcra Dairesine verilmesi ile başlar. Ancak burada Genel Haciz Yoluyla Takip bakımından bazı farklılıklar bulunmaktadır. İcra Müdürü, Senedin Kambiyo Senedi olup olmadığını, alacaklının bu yola başvurma hakkının bulunup bulunmadığını ve senedin vadesinin gelip gelmediğini incelemekle yükümlüdür. İcra Müdürü, şartlar sağlanmışsa Ödeme Emrini borçluya gönderir. Kambiyo Senedinin, varsa Protesto Evrakının örneği de Ödeme Emrine eklenir. Ödeme Emrine süresi içinde itiraz edilmez veya itiraz edilir de itiraz kaldırılırsa Takip kesinleşmiş olacaktır.

Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi Yoluyla Takipte alacaklı, kira süresinin sona ermesi veya kira bedelinin ödenmemesi üzerine ilamsız takip yolu olarak bu takip yoluna başvurabilir. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle İlamsız Tahliyede alacaklı, ayrıca kiracının taşınmazdan tahliyesini de istiyorsa kira bedelinin ödenmemesine dayanarak İlamsız Tahliye yoluna başvurmalıdır. Bu yola başvurmak için yazılı bir kira sözleşmesinin varlığına gerek bulunmamaktadır. Kira Süresinin Sona Ermesi Nedeniyle Tahliyede ise alacaklı, yazılı bir kira sözleşmesine dayanarak süre bitiminde kiracıyı tahliye etmek amacıyla başvuruda bulunur.

İlamlı Takip, bir mahkemeden lehine karar (ilam) alan alacaklının bu ilamı dayanak göstererek alacağına kavuşmak için İcra Dairesine başvurması olarak tanımlanan bir İcra Takip yoludur. Her durumda ilam hükmünü doğurmasa da ilam niteliğinde bir belge ile de bu takip yoluna başvurulabilir. İlam Niteliğinde Belgeler, mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme biçiminde noter senetleri, İstinaf ve Temyiz Kefaletnameleri, İcra Dairesindeki Kefaletler, ayrıca özel kanunlarda belirtilen belgelerdir. İlam veya İlam niteliğindeki belge mutlaka bir eda hükmü içermeli, şartları bulunuyorsa da mutlaka ilamın kesinleşmiş olması gerekmektedir. Para ve Teminat alacaklarından başka alacaklar için mutlaka İlamlı Takip yoluna başvurulmalıdır. Takibin konusunu para veya teminat alacağı oluşturuyorsa ve alacaklının elinde bir ilam varsa, burada alacaklı seçimlik bir hakka sahip olacaktır. İlamlı Takipte borçlunun itirazı takibi durdurmaz. İtfa (borcun sona ermesi) ve İmhal (borçluya süre verilmesi) itirazlarının ispatı da ancak yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya tetkik merciinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle mümkün olacaktır. Bu Takip Yolunun aşamaları, İlamın İcra Dairesine verilip Takip Talebinde bulunulması, bunun üzerine İcra Emrinin İcra Dairesi tarafından borçluya gönderilmesi, Borçlunun takibe konu ilam için İstinaf ve Temyize başvurması durumunda İcra Dairesinden süre istenmesi, borçlu teminat yatırdıktan sonra İcra Dairesinin süre vermesi, bunun üzerine üst mahkemeden icranın durdurulmasının talebi, icranın durdurulması, borçlunun başvurusu haklı görünürse teminatın kendisine geri verilmesi, haksız görünürse istem üzerine teminata konu para alacaklıya ödenmesidir.

Haciz Yoluyla Takipten başka Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip de söz konusu olabilmektedir. Rehinle güvence altına alınmış bir alacak için bazı istisnalar dışında bu yola başvurma zorunluluğu bulunmaktadır.

İcra Hukukunun ayrılmaz bir parçası da mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma olan İhtiyati Hacizdir.

İFLAS HUKUKU

Borçlu mal varlığının tamamını tüketmiş olsa bile Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından hakkında iflas kararı verilmedikçe iflas etmiş sayılmamakta, süresi içinde borcunu ödemeyen borçlu için yeterli mal varlığı olsa bile şartlar oluşuyorsa hakkında iflas kararı verilebilir.

İflas nedenleri konusunda genel nedenler ve özel nedenler olmak üzere ikili bir ayrıma gidilmektedir. Borçlunun vadesi gelmiş borcunu ödememesi genel iflas nedenidir. Vadesi gelmiş olan borcun ödenmemesinden başka iflas hükümlerinin uygulanmasını sağlayan nedenler ise özel iflas nedenleri olarak adlandırılırlar. Sermaye şirketlerinin aktifinin pasifinden az olması, Tereke mevcudunun borcu kapatmaya yeterli olmaması ve borçlunun yarı mevcudunun haczedilmesi durumunda kalan mevcudun alacakları karşılamak için yeterli olmaması özel iflas nedenleridir.

Peki iflasa tabi kişiler kimlerdir? Gerçek ve tüzel kişi tacirler iflasa tabidir. Gerçek kişi fiilen işletmeye başlamış olmasa da ticari bir işletme kurup açtığını ilan etmişse veya ticaret siciline kayıt yaptırıp ilan etmişse kişi tacir sayıldığı için iflasa tabi olacaktır. Ticari bir işletme açmış gibi kişi kendi adına veya hukuken var olmayan adi bir şirket adına ortak olarak işlem yapan kişi de iyiniyetli üçüncü kişilere karşı bir tacir gibi sorumlu olacaktır. Şahıs veya sermaye şirketleri iflasa tabidir. Donatma İştirakleri, amacına ulaşmak için ticari işletme işleten dernekler ve kamu tüzel kişilerince kurulan teşekkül ve müesseseler de kendi kuruluş kanunları gereği özel hukuk hükümleri çerçevesinde ticari olarak işletilmek üzere Devlet, İl, Belediye gibi kamu tüzel kişiliklerince kurulmuşlarsa iflasa tabidirler. Ticareti terk eden eski tacirler terk etme ilanından itibaren bir yıl süre boyunca iflasa tabi olamaya devam ederler. Kollektif şirket ortakları, komandit şirket ortaklarından sermaye borcu bulunanlar, kanuna aykırı karar ve işlemleri nedeniyle bankayı zarara uğratan banka yönetici ve denetçileri zararla sınırlı olarak ve şahsen, Sermaye Piyasası Kurulunca istenmek üzere mali durumu bozulan sermaye piyasası kurumları iflasa tabidir.

İflasa tabi borçlu hakkında iflas kararı verilebilmesi için, icra dairesinden iflas takibinin başlatılması gereken Takipli İflas (Genel İflas Yolu ile ve Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu ile), alacaklının doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesine başvurup borçlunun iflasını isteyebildiği Takipsiz İflas (Doğrudan İflas) (alacaklının istemine dayanan ve borçlunun istemine dayanan) ve Terekenin İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi olmak üzere üç iflas yolu bulunmaktadır.

İflasın Hukuki Sonuçları (borçlu açısından) özel hukuk bakımından müflisin tasarruf ehliyetinin sınırlanması, istisnalar haricinde üçüncü kişilerin iyi niyetinin korunmaması, yine istisnalar haricinde iflas açılmadan önce iflas edene karşı başlamış olan takiplerin iflasın açılması ile durması ve iflas tasfiyesi sırasında iflas edene karşı yeni bir takip yapılamaması şeklinde ortaya çıkar. Kamu hukuku bakımından ise Adi İflas, Taksirli İflas ve Hileli İflas olarak ayırım yapılmaktadır. İflasın alacaklılar bakımından sonuçları ise, iflasın açılması ile müflisin vadesi gelmemiş borçlarının muaccel hale gelmesi, müflisin faizli borçlarına faiz işlemesinin durmaması, şarta bağlı alacaklıların, belirsiz vadeli alacak hakkı sahiplerinin alacaklarını iflas masasına kaydettirebilmeleri, müflisin para dışındaki borçlarının para borcuna dönüşmesi, bazı sözleşmelerden birinin tarafının iflası ile o sözleşmelerin sona ermesi, takas imkanının sınırlandırılması, müflisin kefil olduğu borçların alacak olarak iflas masasına kaydedilmesi, müşterek borçluların aynı zamanda iflas etmeleri halinde alacağın her bir müflisten talep edilebilmesi, alacaklının müflisle birlikte müşterek borçludan alacağının bir kısmını alması durumunda borcun bir kısmını ödeyen müşterek borçlunun rücu hakkının bulunup bulunmadığına bakılmaksızın alacağın tamamını müflisin masasına yazdırabilmesi, rehinli alacakların imtiyazlı ve imtiyazsız adi alacakların önünde olduğu bir sıra cetvelinin hazırlanması şeklindedir.

İflas kaldırılabilir. Borçlunun alacaklıların taleplerini geri aldıklarına ilişkin yazılı belgeyi ya da alacakların tamamının ödendiğine ilişkin belgeyi mahkemeye sunarsa, mahkeme iflasın kaldırılmasına karar verecektir.

KONKORDATO

İtalyanca kökenli sözcük olan Konkordato, anlaşmalı iflas anlamına gelmektedir. Ancak iflasa tabi olmayan kişiler de Konkordato talebinde bulunabilir. Hukuki anlamda Konkordato, borçlunun kendisi için uygun olan ve alacaklılarını tatmine yönelik, alacaklılarının salt çoğunluğuyla kabul edilen ve Asliye Ticaret Mahkemesince onaylanan teklifi doğrultusunda borçlarının ödenmesini mümkün kılan, ayrıca istisnalar dışında olası takiplerden kurtulmasını sağlayan hukuki bir cebri icra kurumdur. Konkordato borçlunun iflas ve tasfiye öncesinde faaliyetinin devamını sağlamayı mümkün kılar. Konkordato adi ve mal varlığın terki suretiyle olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRMA

Mali durumu bozulmuş olan sermaye şirketi veya kooperatifin bir proje çerçevesinde alacaklılar ile anlaşarak iflastan kurtulmaya ve bu şekilde faaliyetine devam edebilme olanağı sağlayan bir iyileştirme yöntemi olan Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma, sadece şirket borçlarına ilişkin yeni faiz oranlarının ve ödeme vadelerinin yeniden belirlenmesini sağlamaz, bundan başka şirket veya kooperatifin yapısal ve finansal yapılandırmasını da kapsamaktadır.
Borçlunun mal kaçırma saikiyle alacaklılarına zarar vermek amacıyla üçüncü kişiler ile yapmış olduğu işlemlerin davacıya karşı etkisiz hale gelmesini sağlayan bir dava olan Tasarrufun İptali Davası da İcra ve İflas Hukuku içerisinde yer almaktadır.

İCRA VE İFLAS AVUKATI OLARAK HİZMETLERİMİZ

Akkuş Hukuk Bürosu olarak İcra ve İflas Hukukunun bütün yönlerini ele alan hizmetlerimiz şu şekildedir;
İtirazın Kaldırılması, İtirazın İptali Davası, Borçtan Kurtulma Davası, Menfi Tespit Davası, İstirdat Davası, İstihkak Davası, İhtiyati Haciz talebi, Tasarrufun İptali Davası açarak veya açılan bu davalara karşı İcra ve İflas Hukuku alanında uzman avukatlarımızla, sürecin sonuna kadar tüm aşamaları kapsayacak şekilde müvekkillerimizin istekleri doğrultusunda sonuç odaklı çözüm ortaklığı sağlamaktayız.