İdare ve Vergi Hukuku

İdare kavramı Kamu İdaresi, Devlet İdaresi anlamında kullanılmaktadır. Bu şekilde İdare, teşkilat olarak devlet anlamı taşıdığı gibi devletin faaliyetleri anlamını da taşımaktadır. İdare Hukuku da idari teşkilatın kuruluşu ve kendi faaliyetlerini yürütmesi amacıyla uygulanan kamu hukukuna ilişkin kurallar şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kurallar özel hukuk kurallarından farklıdır. Hukuki ilişkilerde tarafların eşit kabul edildiği özel hukuka ilişkin uyuşmazlıklar Adli Yargıda çözüme kavuşturulurken, hukuki ilişkinin bir tarafında üstün konumda bulunan devletin yer aldığı İdare Hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar İdari Yargıda çözüme kavuşturulmaktadır.

Devlet gücüne dayanılarak bağlayıcı sonuç ortaya çıkarmak amacıyla yapılan açıklamalar olan İdari İşlemler, bir kişinin belediye tarafından açılan fakat kapatılmayan bir çukura düşmesi gibi idari bir karara veya işleme dayanmayan ve gerçek hayatta ortaya çıkan İdari Eylemler ve İdari Sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar İdari Yargıda karara bağlanmaktadır. Ancak, su, atık su, elektrik gibi Abonman Sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, Bazı İdari Para Cezası ve İdari Tedbir yaptırımı öngörülen fiiller, İdare tarafından özel hukuka tabi kişilere açılan davalar, İdarenin özel hukuk sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları ve bunun gibi pek çok uyuşmazlığa Adli Yargıda çözüm sağlanmaktadır.

VERGİ HUKUKU

Kamusal Hizmetlerin yerine getirilmesi için yapılması gereken harcamalar, hizmet birimlerinin gelir elde etmesini zorunlu kılmaktadır. Merkezi ve yerel yönetimlerce toplanan vergi, resim, harç ve bunlara benzer kamu gelirlerinin hukuki zorlamayla toplanmasını belirleyen hukuk kurallarına Vergi Hukuku denilmektedir.

Vergi ilişkisinde bir tarafta vergilendirme yetkisi bulunan ve vergi daireleri aracılığıyla vergi toplayan merkezi ya da yerel birimler bulunmakta, diğer tarafta ise vergi mükellefleri yer almaktadır.

Vergi ilişkisi, verginin bağlandığı olayın gerçekleşmesi ile başlar. Bir taşınmaza sahip olmak Emlak Vergisini, bir sözleşmeyi imzalamak Damga Vergisini, kazanç veya gelir elde etmek Gelir Vergisini ve Kurumlar Vergisini, bir malı teslim etmek veya hizmeti gerçekleştirmek Katma Değer Vergisini, antrepo ve serbest bölge hariç olmak üzere bir malı gümrük alanına sokmak Gümrük Vergilerini, ölüm ve bağış nedeniyle malların başka kişilerin mülkiyetine geçmesi Veraset ve İntikal Vergisini doğuran olaylardır. Vergi oranları, yaptırımlar, faiz oranları, istisnalar açısından uygulanacak hükümler, vergiyi doğuran olay gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlerdir. Kanunun yasaklamış olduğu bir faaliyeti yürüterek elde edilen kazançlardan da vergi elde edilmektedir.

Vergi Dairesi tarafından vergi borcunun hesaplanmasına Verginin Tarhı denilmektedir. Süresi içerisinde elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden giderler, istisnalar vs. çıkarıldıktan sonra verginin matrahı tespit edilip matrahın vergi oranı ile çarpılmasıyla ödenecek vergi hesaplanır. Hesaplanan vergi daha sonra mükelleflere veya tebliğ edilebilecek diğer kişilere ödenmesi için tebliğ edilir. Beyana dayalı tarhlar haricinde tebliğ tarihinden itibaren otuz gün beklendikten sonra vergi mahkemesine müracaat edilmemişse veya uzlaşma talebinde bulunulmamışsa vergi ödenecek hale gelmekte, Verginin Tahakkuku gerçekleşmektedir. Tahsil, zamanaşımı, terkin ve tahakkuktan vazgeçme gibi işlemler de vergiyi ortadan kaldırmaktadır.

Bireysel işlemler bakımından Vergi Uyuşmazlıkları İdari Yargı alanı içinde Vergi Mahkemeleri aracılığıyla çözülmektedir. Uyuşmazlığın niteliğine göre üst mahkemelere başvuruda bulunulabilecektir.

Vergi kanunlarının ihlal edilmesi nedeniyle para cezası uygulanması kural olmakla birlikte, suçun kamu düzenini bozucu nitelik taşıması halinde hapis cezası da öngörülmekte ve bu suçlara ilişkin yargılamalar Ceza Mahkemelerinde yapılmaktadır. Vergi Kaçakçılığı Suçu, Mükellefin Özel İşlerinin Yapılması Suçu ve Vergi Mahremiyetinin İhlal Edilmesi Suçu, yaptırımı hapis cezası olan suçlardır.

İDARE VE VERGİ AVUKATI OLARAK HİZMETLERİMİZ

Akkuş Hukuk Bürosu olarak İdare ve Vergi Hukukuna ilişkin hizmetlerimiz aşağıda yer almaktadır:

İmar Davaları, İfraz ve Tevhid Davası, Atama Davaları, Tam Yargı Davası, İptal Davası, İdari Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar, Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davası, Adli Sicil Davaları, Görevden Uzaklaştırma Davası, Göreve Son Verme Davası, Kentsel Dönüşüm Davaları, Parselasyon Davası, Ruhsat Davası, İzin Davası, Vergi Davası, Vergi Ceza Davası, Ödeme Emrine Karşı Açılan Dava, İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk Davası, Vergiye İlişkin İptal Davası, Vergi İadesi Davası, Usulsüzlük Davası, Özel Usulsüzlük Davası ve İdare ve Vergi konularında açılabilecek diğer davaları açarak bu alanında uzman avukatlarımızla dava avukatı olarak ve hukuki danışmanlık sıfatıyla tüm süreci ve aşamaları kapsayacak şekilde müvekkillerimize sonuç odaklı destek sağlamaktayız.